ğĞşŞçÇöÖüÜıİ

Üniversite Söyleşisi
Galatasaray Üniversitesi’nde gerçekleştirilen söyleşide, Nanomorf serisi ve distopik kurgu üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik.
Katılımcıların soruları, eleştirileri ve övgüleri üzerinden hem metnin yapısı hem de tür içindeki konumu farklı açılardan değerlendirildi.
Galatasaray Üniversitesi’nde gerçekleştirilen söyleşide, Nanomorf serisi ve distopik kurgu üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik. Katılımcıların soruları, eleştirileri ve övgüleri üzerinden hem metnin yapısı hem de tür içindeki konumu farklı açılardan değerlendirildi.
Günümüz distopik kurgu dünyasının çoğu zaman Batı merkezli anlatı kalıplarını tekrar etme eğiliminde olduğu vurgulanırken, Nanomorf’un bu döngüye yerel bir bakış açısıyla alternatif bir alan açma iddiası taşıdığı konuşuldu. Vural Aksankur’un kurduğu dünya, yalnızca teknik bir kurgu başarısı olarak değil, aynı zamanda sistemin dayattığı “kusursuzluk” algısına karşı edebi bir karşı duruş olarak ele alındı.
Söyleşi sırasında yazarın kurguyu ani bir tasarımla değil, zaman içinde “yavaşça açılan bir yapı” olarak inşa ettiği yaklaşımı özellikle dikkat çekti. Bu yöntem sayesinde karakterlerin daha organik bir şekilde var olabildiği ve okuyucunun hikâyeyi dışarıdan bir gözlemci gibi değil, doğrudan bir tanık gibi deneyimleyebildiği ifade edildi. Ayrıca distopyanın yalnızca dışsal bir gözlem değil, sistemin içindeki çatlakların görünür kılındığı bir anlatı alanı olduğu üzerinde duruldu.
Genel değerlendirmelerde Nanomorf, Türk edebiyatında distopik türün sınırlarını zorlayan ve yerel kurgu literatürüne farklı bir katkı sunma potansiyeli taşıyan bir metin olarak konumlandırıldı. Söyleşi, yalnızca bir eser incelemesi değil, aynı zamanda bir kurgunun nasıl inşa edildiğine dair düşünsel bir paylaşım niteliği taşıdı.
Son Paylaşımlar
Her şeyden önce Değişikler, arkasındaki yoğun entelektüel mesaiyi ve titizliği her satırında hissettiren, kelimenin tam anlamıyla büyük bir emeğin ürünü.
9 Tem 2026
Okurken en sevdiğim şey, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmamasıydı. İlk başta herkes yaşananları bir virüs salgını sanıyor ama sayfalar ilerledikçe olayların arkasındaki gerçek yavaş yavaş ortaya çıkıyor ve o noktadan sonra kitabı elinden bırakmak gerçekten zorlaşıyor.
6 Tem 2026
27 Mart 2032’de Nordkammen açıklarında, Nordkammen isimli buz kıran gemisi mürettebatından Bjorn Solberg kaza geçirir ve ...
15 Nis 2026
ğĞşŞçÇöÖüÜıİ




