ğĞşŞçÇöÖüÜıİ

PERDELERI AÇMADILAR / ÜCRETSİZ ÖN OKUMA

Sardunyalar

“Ah! Sardunyalar… solmuş,” diyerek doğruldu yerinden. Kambur bedeni topallıyor, dört bir yanına iğneler batıyordu. Kaç yaşındaydı; seksen üç mü, seksen dört mü? Ne gün bırakmıştı saymayı? Kireç tutmuş kemiklerini eze eze pencereye yürüdü. Hafifçe kavradı saksıyı, kurumuş elini toprağa bastırdı. Eli ve toprak, suya su katılmış gibi…

“Makas… makas olacaktı burada… keselim kuru yerlerini de… su verelim sonra.”

Üç çeyrek adımda dönebildi geri. Yavaşça bakındı etrafa, seçebildiği kadar işte. Makası göremedi ama genç bir kadın gördü koltukta; önünde bir tabak, elinde bir kaşık.

“Ah evladım… kafam gider benim ara ara böyle,” diyerek dövdü dizlerini.

Bir ayağı geçmeyen adımlarla geri yürüdü. Yanına gelip oturdu tekrar. Açtı çenesini; kaşık girdi ağzına. Dünden kalma;

ılıtılmış mercimek çorbası, suyuyla yumuşamış ekmek. Tıkırdadı takma dişleri, yavaşça çiğnedi.

“Limon sıkayım mı içine daha?” diye sordu genç kadın.

“Yok,” diye fısıldadı, başını salladı. Süzdü odayı; güneş yok, serin, kasvetli bir sabah. Koltuktan mı kendinden mi geldiğini anlayamadığı naftalin kokusu, koca duvar saatinin tik takları… Sanki zaman yeni akmaya başlamıştı.

Kesik kesik sesler duydu içerden. Fazlaca açılmış televizyonun gürültüsü, bağrışan iki çocuk, bir adamın öfkesi.

“Ya tamam, ütüsü eksik olsun da ya düğmesi? Vallahi yeter artık!”

Genç kadının gözleri nemli, çenesi titredi. Dudakları büzüldü, derin bir iç çekip toparladı kendini. Çorbayı karıştırdı, ekmekleri kaşığın kenarıyla ezdi.

“Kimlerdensin sen?” diye sordu yaşlı kadın. Sesi de kuru, toprak gibi.…

ÖYKÜNÜN %30'UNU OKUDUNUZ

Bu öykünün ve kitaptaki diğer bütün gerçekçi öykülerin tamamı e-kitapta.

Tek PDF içinde bütün öykülere erişin.PDF şimdi sadece 29 TL

ğĞşŞçÇöÖüÜıİ